Feyzü’l FurkanTefsirli Kur’ân-ı Kerîm Meâli
107. MâûnÂyet 1
سُورَةُ الْمَاعُونِ

Mâûn Sûresi

MEKKÎ7 âyet · Cüz 30 · Nüzûl sırası 17
Bu sûre hakkındaİlk üç âyeti Mekke döneminde, diğerleri Medine’de inmiştir. Yedi âyettir. Adını “yardımlaşma” anlamına gelen ve son âyette geçen “mâ’ûn” kelimesinden almıştır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖیمِ
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla
1
اَرَاَیْتَ الَّذٖی یُكَذِّبُ بِالدّٖینِؕ ﴿1﴾
Dini (o hesap gününü) yalanlayanı gördün mü?
2
فَذٰلِكَ الَّذٖی یَدُعُّ الْیَتٖیمَۙ ﴿2﴾
İşte, yetimi itip kakan,
3
وَلَا یَحُضُّ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْكٖینِؕ ﴿3﴾
Yoksulun yiyeceği ile ilgilenmeyen/yoksula yedirmeyi teşvik etmeyen de odur.
4–6
فَوَیْلٌ لِلْمُصَلّٖینَۙ ﴿4﴾
اَلَّذٖینَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ ﴿5﴾
اَلَّذٖینَ هُمْ یُرَٓاؤُنَۙ ﴿6﴾
Vay haline! (Şöyle) namaz kılanların ki onlar, namazlarından (onun öneminden, gayesinden ve vaktinin geçtiğinden) gafildirler. Hem de onlar gösterişçidirler.
*
İyi tanınmak veya çıkar sağlamak için namaz kılarlar.
7
وَیَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿7﴾
(Onlar, zekâtı veya yardım ve yardımlaşma için) en basit şeyleri bile esirgerler/engel olurlar.1
1bk. 2/264; 4/38, 142