Feyzü’l FurkanTefsirli Kur’ân-ı Kerîm Meâli
111. Tebbet (Mesed)Âyet 1
سُورَةُ تَّبَّتْ

Tebbet (Mesed) Sûresi

MEKKÎ5 âyet · Cüz 30 · Nüzûl sırası 6
Bu sûre hakkındaMekke döneminde nâzil olmuştur. Beş âyettir. Tebbet, “kurusun” mânasına bedduadır. Adını ilk âyetteki aynı kelimeden almıştır. Leheb ve Mesed sûresi de denilir. Ebû Leheb ve karısı, Allah Resûlü’ne eziyet için gece geçeceği yollara çalı, diken atarlardı. Sûre, İslâm’a karşı tavır alan ve engel koyan Ebû Leheb, karısı ve benzerlerine yönelik nâzil olmuştur.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖیمِ
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla
1
تَبَّتْ یَدَٓا اَبٖی لَهَبٍ وَتَبَّؕ ﴿1﴾
Ebû Leheb’in elleri kurusun (o kahrolsun), hem kahrolacak da!
*
Birkaç sene içinde bu beddua gerçekleşmiştir.
2
مَٓا اَغْنٰى عَنْهُ مَالُهُ وَمَا كَسَبَؕ ﴿2﴾
Malı ve kazandığı (şeyler) ona fayda vermedi.
3
سَیَصْلٰى نَارًا ذَاتَ لَهَبٍۚ ﴿3﴾
(O) alevli bir ateşe girecektir.
4–5
وَامْرَاَتُهُؕ حَمَّالَةَ الْحَطَبِۚ ﴿4﴾
فٖی جٖیدِهَا حَبْلٌ مِنْ مَسَدٍ ﴿5﴾
Odun hamalı (gibi İslâm’a ve müslümanlara karşı kin ve fesat yükü taşıyan) karısı da, boynunda (hamallık simgesi) bükülüp örülmüş bir ip olduğu halde (ateşe girecektir).