سُورَةُ الضُّحٰى
Duhâ Sûresi
MEKKÎBu sûre hakkındaMekke döneminde nâzil olmuştur. 11 âyettir. Duhâ, “kuşluk vakti” demektir. Adını ilk âyetindeki aynı kelimeden almıştır.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖیمِ
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla
1–3
وَالضُّحٰىۙ ﴿1﴾
وَالَّیْلِ اِذَا سَجٰىۙ ﴿2﴾
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىؕ ﴿3﴾
Kuşluk vaktine, karanlığı çöküp sükûn bulduğu zaman geceye andolsun ki! (Resûlüm!) Rabbin seni (müşriklerin dediği gibi) terk etmedi ve (sana) darılmadı.2
2bk. 18/23-24
4
وَلَلْاٰخِرَةُ خَیْرٌ لَكَ مِنَ الْاُولٰىؕ ﴿4﴾
Elbette senin sonraki (hayatın), evvelkinden (âhiretin de dünyadan) daha hayırlı olacaktır.
5
وَلَسَوْفَ یُعْطٖیكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰىؕ ﴿5﴾
Elbette Rabbin (nimetlerini) verecek, sen de hoşnut olacaksın.
6
اَلَمْ یَجِدْكَ یَتٖیمًا فَاٰوٰىࣕ ﴿6﴾
O seni bir yetimken seçip barındırmadı mı?
7
وَوَجَدَكَ ضَٓالًّا فَهَدٰىࣕ ﴿7﴾
Seni (önce ne yapacağını) şaşırmışken seçip de doğru yola iletmedi mi?
8
وَوَجَدَكَ عَٓائِلًا فَاَغْنٰىؕ ﴿8﴾
Seni fakirken seçip de zengin etmedi mi?
9
فَاَمَّا الْیَتٖیمَ فَلَا تَقْهَرْؕ ﴿9﴾
O halde (sen de) yetime eziyet etme!
10
وَاَمَّا السَّٓائِلَ فَلَا تَنْهَرْؕ ﴿10﴾
Sâili (isteyeni) de sakın azarlayıp kovma!
11
وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ ﴿11﴾
Rabbinin nimetine gelince: (Onu) durmayıp anlat.
*
Kur’an okurken, bu sûreden itibaren sûrelerin bitiminde “Allâhu Ekber” demek Ehl-i Mekke’nin sünnetidir. Peygamberimiz de bu sûrenin nüzûlü dolayısıyla sevincinden tekbir getirmiştir.