Feyzü’l FurkanTefsirli Kur’ân-ı Kerîm Meâli
100. ÂdiyâtÂyet 1
سُورَةُ الْعَادِيَاتِ

Âdiyât Sûresi

MEKKÎ11 âyet · Cüz 30 · Nüzûl sırası 14
Bu sûre hakkındaMekke döneminde nâzil olmuştur. 11 âyettir. Âdiyât kelimesiyle başladığı için adını bu kelimeden almıştır. Âdiyât, “nefes nefese koşarken tırnaklarıyla kıvılcım saçan atlar” demektir.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖیمِ
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla
1
وَالْعٰدِیٰتِ ضَبْـحًاۙ ﴿1﴾
Andolsun (cihadda) o harıl harıl koşan (at)lara!
2
فَالْمُورِیٰتِ قَـدْحًاۙ ﴿2﴾
(Koşarken tırnaklarıyla) çakıp kıvılcımlar saçanlara!
3–5
فَالْمُغٖیرٰتِ صُبْحًاۙ ﴿3﴾
فَاَثَرْنَ بِهٖ نَقْعًاۙ ﴿4﴾
فَوَسَطْنَ بِهٖ جَمْعًاۙ ﴿5﴾
Sabahleyin baskın yapanlara, (geçtiği yerde) tozu dumana katıp (düşman) bir topluluğun ortasına dalanlara ki!
6–7
اِنَّ الْاِنْسٰنَ لِرَبِّهٖ لَكَنُودٌۚ ﴿6﴾
وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَهٖیدٌۚ ﴿7﴾
Gerçekten insan, Rabbine karşı çok nankördür (âsîlik yapar), şüphesiz o (kendisi)* de buna şahittir.
*
* Yahut, Allah
8
وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَیْرِ لَشَدٖیدٌؕ ﴿8﴾
Hakikaten o (insan, dünya ihtirasından ve)2 mal sevgisinden dolayı  cidden pek katı (ve cimri)dir.
2Nesefî (Medârik), IV, 402
9–10
اَفَلَا یَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِی الْقُبُورِۙ ﴿9﴾
وَحُصِّلَ مَا فِی الصُّدُورِۙ ﴿10﴾
Hâlâ bilmeyecek mi o, kabirlerin içindekilerin dışarı çıkarıldığı ve gönüllerdekinin devşiril(ip ortaya kon)duğu zamanı?
11
اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ یَوْمَئِذٍ لَخَبٖیرٌ ﴿11﴾
Şüphesiz o gün Rableri onlar(ın her halin)den elbette haberdardır.